30 Eylül 2009 Çarşamba

3G 'Lİ OLMADAN ÖNCE...

.
Eskiden bir adabı,bir raconu vardı zamparalık yapmanın.Hanımlar bilirdi,bilmemezlikten gelirdi,elinin kiri derlerdi geçer giderdi.Tilki yine kürkçü dükkanının yerini bulurdu.
Tabi bu işin şakası.Belkide 50'li yıllarda kadınların ne bir sosyal güvencesi nede aylık kazancının olmadığı kocasının eline baktığı dönemlerde kaldı o meşhur hovardalıklar,gazino kapatmalar.
Şimdiki bayanlar kendi annelerinin,büyükannelerinin zamanında verdiği tavizlerden şikayet ettiği için en az bir erkek kadar sosyal güvencesini eline almış durumda.Yani eski hovardalıklar şu devirde zor gözüküyor.Herşeyi bir kenara bıraktım şu 3G bile adamın iflahını kesmeye yeter.Direk görüntü ortada.
Lafı gevelemeden açıkça söyleyeyim.3G ilk çıktığı zaman aklıma bu geldi.Şirkette harala hurala çalışıp öğle arasında bayan arkadaşla masumane bir yemek sırasında aranan bir telefon bile adamın yuvasını yıkmaya yeter.Teknoloji böyle birşey işte.İlk çıktığında ''vay be'' dediğimiz şeyler sonradan ''yuh be'' dedirtebiliyor.

29 Eylül 2009 Salı

SESLER YÜKSELİYOR

.
Açıkça söylemek gerekirse Sarıyer maçıyla ilgili içimden ne bir analiz yapmak geliyor nede kritik,falan fişmekan..
Yalnız demeden geçemeyeceğim Göztepe Majdan'dan sonra bir cengaver yiğit kazandı ki sormayın.Adı Sinan.Eskişehirden geldi.1987 doğumlu genç bir kardeşimiz.Maçtan sonra taraftarların çağrılarına kulak verip tribünlere koşarken gözlerindeki o parıltı görülmeye değerdi.

Gelelim Sarıyer maçı esnasında ilgimi çeken bir diğer gelişmeye.Malumunuz Akif Hocanın takım 10 kişi kaldıktan sonra oyunu beraberliğe yıkma düşüncesiyle Şadi-Bulut değişikliğine gitmesini tribünden Nizam Diyadin'in bile eleştirdiği sıralarda Göztepe eşrafının bir kısmının Ümit Kayıhan sohbetlerine koyulduğunu farkettim.

Hatta Sarıyer maçından haftalar önce sevdiğim birkaç arkadaşım bu konu üzerine Facebook'ta ''Eski günler gelsin yeniden'' sloganıyla bir birleşme bile oluşturmuş.

> http://www.facebook.com/group.php?gid=169900874127

Sohbet konusu bile insana heyecan veriyor.Hocamızı yeniden 90'lı yılların sonundaki kırmızı poları ile teknik kulübede görmek bana mutluluk verir.
Bu vesile ile hocamıza naçizane blog'um dan sevgi ve selamlarımı gönderir,sarı kırmızı günlerde hep beraber olmayı dilerim.

BİR HAYKIRIŞ ÖYKÜSÜ '' İSYAN ''

.
Dünden,Bugüne GÖZTEPE'miz Ve Takımımız ile Özdeşleşen İsyan Kavramını Ele Alan ve Kemal TELCİ Tarafından Yaklaşık Bir Ay Önce Yapımı Tamamlanan "İSYAN" Belgeselinin Gösterim Tarihi Ve Yeri Kesinleşti.

8 Ekim 2009;Perşembe Günü Saat 21.00'da Narlıdere Atatürk Kültür Merkezinde(Narlıdere Yeni Belediye Binası Yanı-Şehitlik Karşısı) Gösterimi Yapılacak Belgeselin Biletleri Yalı Taraftar Derneği Aracılığı İle Satılmaktadır,Biletlerin Son ve Çok Kısıtlı Bir Bölümünün Satışı İse Gösterim Günü Salon Önünde Yapılcaktır,Belgesel Gösterim Dışında Hiçbir Yerde Yayınlanmayacaktır.

Belgeselde GÖZTEPE'miz İçin Kurulan RESMİ Derneklerinin Başkan Ve Temsilcilerinin Yanı sıra,İzmir Medyasından Saygın Kalemleri,Tv Program Yapımcıları,Göztepe'mizin Efsane Futbolcuları,Emniyet Amirleri ile Yapılan Röportajlar Başta Olmak Üzere Yaklaşık 50 Kadar Söylem Ve Çok Sayıda Maç,Tribün,Etkinlik ve Arşiv Görüntüleri Bulunmaktadır.

1 saat 50 Dakika Uzunluğundaki Belgesel Tamamı İle HD Görüntü Kalitesindedir.84 Yıllık GÖZTEPE Caiması Ve İzmir Sınırları İçerisinde Bululan Diğer Takımlar Arasında Bir İlk Olacak Olan Belgeselin Gösteriminde Hep Beraber Olabilmek Dileği İle.

> http://www.facebook.com/video/video.php ... 3059911260

20 Eylül 2009 Pazar

İYİ BAYRAMLAR

.
Şeker tadında nice bayramlara

17 Eylül 2009 Perşembe

VE ASKERLİK BİTTİ..

.
Gitsem mi gitmesem mi diye yıllardır rafa kaldırdığım askerlik serüveni 157 gün sonra son buldu.Sırt çantamı aldığım gibi vın turizm Trabzon airlines,akabinde 1 saatlik rötar ile gece yarısı İzmir'e iniş..Manyak bir duygu gerçekten.Sanki izne çıkmışım da tekrar dönücem oraya.

Ama şunu söyleyebilirim ki herkesin görmesi gereken bir yer.Askere gitmeyen biri kamulaj giymeyi,üzerine 4,5 kiloluk bir G3'ün zimmetli olmasını,sabah tam saatinde kalkıp tam saatinde yatmayı,nöbet tutmayı,yemek duası ile yemeğe oturmayı,yaz sıcağında deri bot giymeyi..vs telafuz etmeyi bırak,aklından bile geçirmez.Çünkü aklına gelmez.
işte böyle bir şey askerlik.

Güzellikleri de var.Mesela yakın arkadaşlar ediniyorsun.30 küsür kişilik koğuşlarda sağında ve solunda yatan adamla ranza'nın arası 30 santimi geçmiyor.5 ay boyunca uykudan uyandığında aynı adamları görüyorsun.İster istemez kardeş gibi oluyorsun.
Bunların dışında;disiplin dediğimiz ama benim yakınından bile geçmediğim bir olgu daha mevcut.Bunu da adama seve seve öğretiyorlar.Sivil yaşantında uygulayabilirsen ne ala.

8 Ağustos 2009 Cumartesi

SON 38 GÜN

.
Nisan ayında başlayan askerlik serüveni ağustos'un neredeyse ortasına geldiğimiz şu günlerde iyice can sıkmaya başladı.
''kısa dönem yapıyorsunuz ulan''..diyenler halt etmişler.Ne kısası kardeşim.15 ay yapanlara bakınca sadece biraz psikoloji düzeltici bir süre.Görevim gereği diğer tertiplerime oranla biraz daha fazla çarşı yüzü gördüm.O da olmasaydı hiç çekilmez bir hal alırdı eminim.O yüzden buna da şükür diyorum.Öyle böyle 38 gün daha yeşil kamuflaşların içindeyiz.
Geçenlerde çavuş rütbesi takıldı.Henüz bir faydasını göremedik malesef.Nöbetler aynen devam.Geceleri 2 saat.
1-3,3-5 nöbetleri dışında rahatız.Pek bir zorluk çekmiyoruz açıkçası.
Eylül ayı'nın 16 sı hayırlısıyla bitiş tarihimiz olarak gözüküyor.


Blog yaklaşık 4 aydan fazladır toz tuttu,el sürülmüyor.Özlemişim birşeyler karalamayı.Vay beaa..

3 Nisan 2009 Cuma

TERİM FIRÇASI

.
FIRÇA1-Tuncay Şanlı
“Sana inandım kaptanlığı verdim. İlk maç resital yapıyorsun 2. maç hiç yoksun. Ayağa pas dedik kendi başına gidiyorsun. İspanya ile oynuyoruz... Mahalle takımıyla oynuyoruz mu zannettin?”

Fırça2-Volkan Demirel
“Güzel oynadığın bir maçı da güzel bitir be kardeşim. Çek maçında da yakacaktın bizi Allah’tan zaman kalmadı. Bıktım senin yan toplardaki zaafından. Adam gibi oynayacaksan gel Milli Takım’a. Bıktım artık bu hatalarından.”

Fırça3-Nihat Kahveci
“Sen kendini İspanya Kralı mı sanıyorsun? Ona jest, buna jest işin gücün İspanya basınına konuşmak. Biz can derdindeyiz, sen piyasa... Seni Bernabeu’da kaptan yaptım, iki maçta 3-4 tane pozisyon buldun, bir topun kaleyi bile bulmadı.”

Fırça4-Toplu halde
“Tam bir fiyasko yaşattınız bu gece. İnşallah bu gece yastığa kafanızı koyduğunuzda rahat olursunuz. Beni resmen bitirdiniz. Ben çıkıp basına sorumlu benim diyorum ama bu takımı bu hale siz getirdiniz. Artık rahatlamışsınızdır. Bana sözler verdiniz, ben de sizlere inandım. Sahada neler yaptığınızı 80 milyon gördü. 2-3 farkla bitireceğiniz maçı, tecrübesiz çaylaklar gibi kaybettiniz, hem de son dakikada yediğiniz golle. Yazıklar olsun. Sizi vicdanınızla başbaşa bırakıyorum.”

25 Mart 2009 Çarşamba

HERKES KAPTAN OLAMAZ

. Sen dünyanın en büyük futbolcusu olacaksın,elin arapları sen istersen önüne servet dökecek,kaprisin kralını yapsan yönetim taraftardan korkup bir şekilde alttan alacak...
Bu saydıklarımın hepsine sahip olabilecek yegane topçulardan biridir Gerrard.Ama futbolculuğu kadar kişiliğide benim gözümde bir numaradır.Geçenlerde verdiği demeci duymasam bile Gerrard için aynı bu yorumu yapardım.Neydi bu demeç?
Daily Post gazetesinin spor servisiyle bir röportaj oluyor,malum Gerrard'ın Liverpool'la ilgili geleceği hakkında.
Gerrard'ın söylediği söz şu;''Kontratımın sona ermesine iki sene kaldı ve uzatmak için bana fırsat verilirse hemen kabul edebilirim''.
Ne denilebilir ki.İnsan sadece gıpte ediyor.Messi'de aynı kafadan unutmadan söyleyeyim.
Eto'o nun terbiyesizlik boyutlarına ulaşan sözlerinden sonra bu tarz futbolcuların takım sevgisi takdire şayan.Belki bu yazıyı okuduktan sonra içinden ''zaten Liverpool ona hakkını veriyor,itibarlı bir takımda oynuyor,neden gitsin ki'' diyen olabilir.Ama daha fazlasını veren de var,servet dökenlerin içinde itibarlı kulüplerde var.Buda onun kulüp aşkını ve Liverpool'a olan aidiyet duygusunu gösteriyor.

20 Mart 2009 Cuma

19 Mart 2009 Perşembe

SÜT DİLİMİ

.Sabah işe giderken bakkala; ''Hürriyet gazetesi ve kısa Marlboro light alayım abi'' der gibi birşey..