Football etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Football etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Eylül 2010 Cumartesi

Haftasonu Ekranı

.
11 Eylül Cumartesi
14.45 Everton – Man. United (Spormax)
16.30 Borussia Dortmund – Wolfsburg (TRT 3)
17.00 Arsenal – Bolton (Spormax )
17.00 West Ham – Chelsea (Spormax )
19.00 Kayserispor – Fenerbahçe (Lig TV)
19.00 Barcelona – Hercules (NTV)
19.00 Denizlispor – Çaykur Rize (TRT 1)
19.00 Konyaspor – Bucaspor (Digitürk)
19.45 Ajax – Williem II (Beyaz TV)
21.00 Real Madrid – Osasuna (NTVspor)
21.30 Beşiktaş – Ankaragücü (Lig TV)
21.30 Manisaspor – Antalyaspor (Digitürk)
22.00 Lens – Lille (Kanal A)
12 Eylül Pazar
13.30 Brescia – Palermo (Fox TV)
13.30 NAC Breda – Feyenoord (Beyaz TV)
14.00 Lokomotiv Moskova – CSKA Moskova (Spormax)
18.00 Birmingham – Liverpool (Spormax)
22.00 Marsilya – Monaco (Kanal A)
22.00 Botafogo – Sao Paulo (Spormax)
13 Eylül Pazartesi
19.00 Kasımpaşa – Karabükspor (Digitürk)
19.00 Trabzonspor – Sivasspor (Lig TV)
21.30 Galatasaray – Gaziantepspor (Lig TV)
21.30 Gençlerbirliği – İstanbul BŞB. (Digitürk)
22.00 Stoke City – Aston Villa (Spormax)

7 Eylül 2010 Salı

Yakıştı Be!

.

Göztepe:4 Gebzespor:0

.
İlk hafta Çorumspor deplasmanında alınan 1-0 'lık yenilgi pek fazla önemsenmedi açıkçası.Zira topun 5 kez fileler yerine direğe çarpması,takımın güzel top oynaması ilerleyen haftalarda bu takımın iyi işler yapacağını gösteriyordu.Haftaiçi Konya Şeker ile oynadığımız Türkiye Kupası maçına da pek ilgi gösterilmemiş olsa gerek ki yedek kulübesi as oyuncularla doluydu.Bana göre bu hafta oynadığımız Gebze maçıda pek önemsenmemeli.Gebzespor çok genç bir takımla geldi İzmire.Kendi kapasiteleri dahilinde güçlü ve alternatifi bol bir Göztepeye karşı ancak bu kadar.
Asıl bu lig'de kriter olarak baz alacağımız maç önümüzdeki hafta oynayacağımız Beypazarı Şekerspor maçı olacak.Şeker iyi bir takım,2 de 2 yaptılar ve maddi destek görüyorlar.Gerek kampdönemi,gerek hazırlık maçları,gerekse ilk 2 maçın ardından oturmuş bir Göztepe takımını güçlü bir rakibe karşı bu hafta izleyeceğiz.

Gebze maçında atılan 4 gol haricinde dikkatleri çeken 2 husus vardı.birincisi elbette büyük taraftar desteği,ikincisi ise yedek kulübesinin zenginliği.İlk yarının hemen başında as oyuncularımızdan Orhan Terzi'nin sakatlanıp yerini Uğurtan'a bırakması takımın işleyişini hiç bozmadı.Aynı randımanda makinenin dişlileri gibi çalıştı takım.Türker'in yedek kalmasını beklerken oyunda görmek ve onun bu kadar istekli oynadığını izlemek te çok güzel.Takımın şuan için en iyisi Tayfun.2 gol attı,koştu,çabaladı,orta sahada topa bastı,ilerde rakip savunmayı hallaç pamuğu gibi dağıttı.Takımın hücum hattı savunmaya göre çok daha üst düzeyde.Yılmaz'ın uzaktan şutları da tribünlerden bir hayli alkış topladı.
Gelelim taraftara.Uzun bir aradan sonra kalabalık,fakat kalabalık olduğu kadar da derli toplu olmamıştık.Göztepeliler'in takımına karşı olan güveninin bir göstergesidir dünkü maç.Kapalı,açık ayırdetmeksizin muhteşemdi.Dediğim gibi önümüzdeki hafta oynayacağımız Beypazarı Şeker deplasmanındaki oyun ve alınacak skor Göztepenin bu grupta ki gücünü gösterecek.

29 Ağustos 2010 Pazar

Göztepe Sahaya Çıkıyor

.
Çorumspor-Göztepe Pazar saat 16:30

CL Gruplar

.

27 Ağustos 2010 Cuma

Haftasonu Ekranı

.
27 Ağustos Cuma
20.00 Ankaragücü – Kayserispor (Digitürk)

21.00 Gaziantepspor – Konyaspor (Lig Tv)
21.30 Kaiserslautern – Bayern Münich (TRT 3)
21.45 Inter – Atletico Madrid (Kanal D)

28 Ağustos Cumartesi
14.45 Blackburn – Arsenal (Spormax)
16.00 Orduspor – Giresunspor (TRT Haber)
16.30 Schalke – Hannover (TRT 3)
17.00 Chelsea – Stoke City (Spormax)
19.30 Manchester United – West Ham (Spormax)
20.00 İstanbul Belediye – Kasımpaşa (Digitürk)
21.00 Gaziantep Belediye – Denizlispor (TRT 3)
21.00 Malaga – Valencia (NTVSpor)
21.00 Sivasspor – Bursaspor (Lig TV)
22.00 Bucaspor – Gençlerbirliği (Digitürk)
22.00 Caen – Brest (Kanal A)

29 Ağustos Pazar
16.30 Bayer Leverkusen – Mönchengladbach (TRT 3)
17.00 Liverpool – West Bromwich (Spormax)
18.30 Stuttgart – Borussia Dortmund (TRT 3)
20.00 Fenerbahçe – Manisaspor (Lig TV)
20.00 Kardemir Karabük – Beşiktaş (Digitürk)
20.00 Racing – Barcelona (NTVSpor)
21.00 Çaykur Rize – Karşıyaka (TRT 1)
22.00 Bordeaux – Marseille (Kanal A)
22.00 Eskişehirspor – Galatasaray (Lig TV)
22.00 Mallorca – Real Madrid (NTVSpor)

30 Ağustos Pazartesi
21.00 Antalyaspor – Trabzonspor (Lig TV)

26 Ağustos 2010 Perşembe

Bursaspor'un CL Serüveni Başlıyor

.
Buraspor'un rakipleri bu akşam belli olacak.Tarihinde ilk kez şampiyonluk akabinde devler lig'i.Gerçekten bu camiayı tebrik etmemek elde değil.Bu haftada deplasmanda Galatasarayı yenerek cümle aleme gözdağı verdiler.Kadroyu koruyarak ince noktalara güzel transferler yaptılar.Neden şampiyonlar lig'inde bir üst tur olmasın..
saat 19:00 da Monaco da çekilecek kura 'lar.32 takım 4 er torbada toplanacak.Bursaspor 4. torba içinde.

1. TORBA
Inter (İTA)
Barcelona (İSP)
Manchester United (İNG)
Chelsea (İNG)
Arsenal (İNG)
Bayern Münih (ALM)
Milan (İTA)
Lyon (FRA)
2. TORBA
Werder Bremen (ALM)
Real Madrid (İSP)
Roma (İTA)
Shakhtar Donetsk (UKR)
Benfica (POR)
Valencia (;SP)
Marsilya (FRA)
Panathinaikos (YUN)
3. TORBA
Tottenham Hotspur (İNG)
Glasgow Rangers (İSK)
Ajax (HOL)
Schalke (ALM)
Basel (İSV)
Braga (POR)
Kopenhag (DAN)
Spartak Moskova (RUS)
4.TORBA
Hapoel Tel-Aviv (İSR)
MSK Zilina (SLO)
FC Twente (HOL)
Auxerre (FRA)
Rubin Kazan (RUS)
CFR Cluj (ROM)
Partizan Belgrad (SRB)
Bursaspor (TUR)

Rafael'in Jose Nefreti

.
Bayılıyorum şu Avrupalı hocaların ringe çıkmadan önce birbirlerine meydan okuyan boksörler gibi atışmalarına.Bazen acaba bu adamlar bu işi danışıklı dövüş olsun,gündemde kalalım,fiyatımız artsın falan gibi abzürt gerekçelerle mi yapıyorlar diye düşünmüyor değilim..
Bizde hiç gördünüzmü Yılmaz Vural'ın Şenol Güneş'e laf attığını yada Fatih Terim'in Daum'a meydan okuduğunu.Bizde genelde kulüp yöneticileri yapar o işi.Avrupada da o yok işte.Kulüp yöneticileri pek konuşmaz,genelde menajerler daha çok tanınır.
Neyse Rafa hoca İnter'e geldiği günden beri Jose Mourinho ile ilgili tüm anıları çöpe atıyor.Sanki Jose İnterde hiç hocalık yapmamış,bu çimlerin üzerine hiç basmamış gibi yeniden İnter projesi uyguluyor.Footbal İtalia diye bir dergi var.Arada bir internetten bakıyorum İtalyancam olmadığı için İngilizce çevirisine bakıyorum.Rafa oraya bir demeç vermiş.Diyor ki; Jose bu zamana kadar hep kaliteli topçularla çalıştı,tamamen kendi yetenekleriyle başarılı olmadı..
Bana saçma geldi böyle bir açıklama.Mourinho tepeden inme Chelsea'ye gelmedi,sokakta yürüken İnter keşfetmedi,İspanya gezisinde tesadüfen Real Madrid 'e alınmadı.Bu adamın bir geçmişi var.Belli bir kendini kanıtlamışlığı var.Çıraklık ta yaptı,ustalık ta.Şimdi dünyanın en büyük hocalarından biri olarak gösteriliyor.Şöyle gerzekçe açıklamalara prim vermez Jose Mourinho,zannetmiyorum.Onun daha önemli işleri var.

10 Ağustos 2010 Salı

Giggs'ten Ders Niteliğinde Sözler

.
Takıma birkaç tane papaz futbolcu koyalımda topu ayağında saklasın,abilik yapsın,gerektiğinde rakip oyuncuyu oyundan attırsın diye genelde orta ölçekli takımlar transfer politikalarını bu kavram üzerinden yaparlar.Büyük bütçeli takımlar ilgilenmez böyle şeylerle.Takımın orta göbeğine flaş birini alıp koyar,sezon sonunda memnun kalmazsa aynı hızla gönderir.
Ryan Giggs bu papaz diye tabir edilen oyuncuların da papazıdır.Kendisi futbolun kitabını yazsa altyapıda futbol okulu öğrencilerine okutulması gerekir.
Hele Chelsea 'yi 3-1 mağlup ettikleri Community Shield Kupası'nın sonunda söylediği bir söz var ki;bu da ayrı bir ders niteliğinde.''Hala başarıya olan açlığımı koruyorum. Futbol oynamak kupalar kazanmak istiyorum" .İşte bir futbolcunun emekliliğinden önce takımına vaad edebileceği tek şey budur.O yüzden Manchester United 'ta oynuyor.

9 Ağustos 2010 Pazartesi

Yalı'dan Kamuoyuna Duyuru

.
14 Haziran 2010, Göztepe Spor Kulübü’nün kuruluşunun 85. Yıldönümünde yaşanan olaylar üzerine kaleme aldığımız yazının daha mürekkebi kurumadan, kulübümüz için hayati önem taşıyan ve tüm camia olarak hedefe kilitlenmemiz gereken bir sezonun açılış organizasyonunda yaşananlar ortadadır. Olaylara belirli bir mesafeden bakan kişilerde kafa karışıklığı ve umutsuzluk yaratan bu süreç, ayrıntıların farkında olanları hiç şaşırtmamıştır. Meramımızı anlatma çabasında olduğumuz kitle, işte bu kafa karışıklığını yaşayan taraftarlarımızdır.Son dönemde camiamızda şablon bir söyleyiş türemiştir: “Göztepe tribünlerinde semtçilik ve rant kavgasından kaynaklanan bir mücadele var.” 1998 yılında kurulan Yalı Grubu, sonradan ’98 Ruhu olarak isimlendirilen bir takım ilkelerden hareket eden, ikametgah adresleri çeşitli fakat soludukları hava Güzelyalı semtine kayıtlı bir grup gencin fikridir. İlkesel olarak doğan bu hareket doğal olarak İzmir’in tamamına yayılmış, Göztepe tribünü semtçiliği aşarak bu ilkeler etrafında bütünleşmiştir. Evet, Yalı Grubu Güzelyalı’da kurulmuştur, aynen Göztepemiz gibi ve evet, Yalı Grubu tüm İzmir’e ve hatta Türkiye’ye hitap etmiştir, aynen Göztepemiz gibi. Bunu kabullenmekte zorlanan ve “Yalı” kelimesinin alerji yarattığı bünyeler ile “madem şu şu gruplar arasında sürtüşme var, demek ki olay semtçilik ve rant meselesidir” yaftasını yapıştıran taraftarımızı ayırt etmesini becerebiliyoruz. İlk gruba giren kişiler için tavsiyemiz kendi semtlerinin spor kulüplerini desteklemeleridir zira Göztepe Spor Kulübü, Güzelyalılı sporcular tarafından, Güzelyalı’da kurulmuştur. Bu derece büyük bir “Güzelyalı” alerjisi, semtini sadece adında yaşatan, teorisi ve pratiği ise dünya üzerindeki tüm Göztepeliler’e hitap etmek olan Yalı Grubu’na düşmanlık etmeyi gerektiriyorsa, aklın yolu budur. Olayları semtçilik ve rant kavgası boyutuna indirgeyen taraftarlarımıza tavsiyemiz ise bu kolaycılığı bırakıp biraz daha araştırmacı olmaları, olayları ve kronolojiyi iyi analiz etmeleridir. 1998’den beri taşın altına elin koyan her arkadaşımızın mal varlığı ortadadır. Yalı oluşumu altında birçok farklı semtten gelen genç kaynaşmış, ortak bir hedefe; başarılı bir takım için olmazsa olmaz bir şart olan ateşli bir tribün olma hedefine kilitlenmiştir. Bu çerçevede bir internet sitesi tarafından düzenlenen ankette “Anadolu’nun en ateşli taraftar grubu” seçilmemizin ardında yatan gerçek budur. Bu vesileyle bir kez bile Yalı’nın deplasman otobüsüne binmemiş veya bir kez bile kapalı tribüne girmemiş hatta bir kez bile İzmir’e gelmemiş fakat içindeki Göztepe sevgisinden dolayı, Yalı’nın Göztepe tribününü temsil ettiği bilinciyle oy veren sayısız kişiye teşekkürü bir borç biliyoruz. Bir süre önce ortaya bir iddia koyduk ve dedik ki son dönemde iyice dibe vuran tribün kalitesini ve taraftar profilini yukarıya çekeceğiz ve bu amaçla adımlar atmaya başladık. Camiamızdan -belki de haklı sebeplerle- tribün ile arasına mesafe koyan birçok Göztepeli’den destek mesajları aldık. Biliyoruz ki 6 Ağustos 2010 akşamı sezon açılışında yaşanan olaylar bu umudu taşıyanlarda burukluk yarattı. Bilinmelidir ki büyük değişimler, sancılı olur. Bu zorlu süreçte en büyük destekçimiz, kafasında “acaba”lar yaşatan, gerçek Göztepe taraftarları olacaktır. Dün yaşanan olaylar ve neticede Yalı grubunun protesto olarak tribünü terk etmesinden sonra yaşanan sahneler göstermiştir ki semt çekişmesi ya da rant kavgası diye iki kavramla basite indirgenen sorun aslında sosyal bir sorundur. Eğitimsizlik, işsizlik, madde kullanımı gibi Türk gençliğine darbe vuran sorunların çözümünü, sanıyoruz ki bir tek Göztepe Yalı Derneği’nden beklemek haksızlıktır. Buradan bir kez daha sorumluluk sahibi olanları göreve davet ediyoruz. Yetkili mercilerin, bizim bildiklerimizi bilmiyor olmaları söz konusu olamaz. Son sözümüz Göztepe Spor Kulübü AŞ yönetiminedir: Issız kuytu köşelerden dönüş yolumuzda yaptıklarınız inkar edilemez. Bu çerçevede “Koskoca holding; onlar yapsın, biz seyredelim” kolaycılığını seçme tehlikesine karşı camiamızın tüm dinamiklerini harekete geçirmeye çalıştığımız bu dönemde yönetim tarafından sadece belirli enstrümanları kullanarak kemikleşmiş sorunların çözülebileceğinin sanılmasını da kolaycılığın başka bir türü olarak görmekteyiz. Sporun devasa bir endüstri haline geldiği zamanımızda kulüp yöneticiliğinin “Takım 4-4-2 oynasaydı şampiyonduk” demek kadar kolay olmadığının da farkındayız. Fakat bildiğimiz başka bir gerçek de, çağdaş işletme felsefesinde ana paradigmanın “müşteri odaklılık” olmasıdır. Spor endüstrisinde müşteri, taraftardır. Bütün dünyanın, potansiyel müşteriye yönelik uygulamalarda kullanmak adına, müşteri beklentilerini ölçebilmek için milyonlarca dolar harcayıp veri tabanı oluşturduğu bir dönemde, Facebook gibi sosyal paylaşım ağlarının bu vazifeyi gördüğü ortamda amacımız kulübümüze bu hizmeti gönüllü birimler oluşturarak sağlamaktır. Bilet fiyatlarının belirlenmesinden ticari ürün gamının saptanmasına ve tasarımların oluşturulmasına kadar bütün kritik konularda taraftarla işbirliği yapılması, fikir alışverişinde bulunulması çağdaş yönetim anlayışının bir gereğidir. Yaz mevsimi başında, doğum sezonunda mağazalarda yeni doğan seti bulamayan bir taraftar topluluğu olduğumuz gerçeği bu alandaki hataların yalnızca bir tanesidir. Göztepe Yalı Derneği için Göztepelilik, Göztepe’nin çıkarlarını her türlü platformda, gerektiği üslupta dile getirmektir. Niyetler gizli fakat gerçekler ortadadır.
Büyük Göztepe taraftarı ve İzmir spor kamuoyuna saygılarımızla…

7 Ağustos 2010 Cumartesi

Haftasonu Ekranı

.
7 Ağustos Cumartesi
18:45 B.Münih-Schalke 04 /(Almanya Süper Kupası)-TRT 1
21:00 Manchester City-Valencia / Kanaltürk
20:30 Bursaspor-Trabzonspor /(Süper Kupa)-ATV
22:00 O.Lyon-Monaco - Kanal A
00:30 Botafogo-Atletico MG - Spormax
8 Ağustos Pazar
17:00 Manchester United-Chelsea / (İngiltere CS)-NTV Spor
21:30 Villarreal-Beşiktaş -ATV
22:00 Montpellier-Bordeaux / Kanal A
22:00 Corinthians-Flamengo / Spormax

Göztepe Sezonu Açtı

.

Takım neredeyse baştan aşağıya değişti.Gelenlerin takıma uyum sağlamasını değil,kıdemlilerin gelenlere uyum sağlamasını bekliyorum.Özellikle forvet hattı yepyeni oldu,cilalandı,parlatıldı.Kaleci seçimi konusunda yapılan eleştirileri maçlar başladığı zaman görücez.Özellikle Sinan'ın gidişi ve Recep Gayık ile yoların ayrılması günlerce gündemde kalmıştı.Baya da bir eleştiri konusu olmuştu.Bunlara cevabı sahadakiler,kenardakiler ve Ali Gültiken verecek.Bundan sonra top onlarda,ara pas taraftarda.

Hayırlı olsun.

30 Temmuz 2010 Cuma

Raul Gonzalez

.
Kimler geldi kimler geçti,herkes geçici o kalıcı oldu.
Zaragoza maçında son gol'ünü attı,taraftara selamını çaktı ve 16 yaşından beri giydiği formasını askıya asıp,Santiago Barnabeu 'nun heybetli kapısından krallar gibi çıktı..

Fikstür

.
29 Ağustos: Çorumspor (D)
05 Eylül: Gebzespor
12 Eylül: E.Şekerspor (D)
19 Eylül: İskenderun DÇ
26 Eylül: Y. Malatya (D)
03 Ekim: Turgutluspor
10 Ekim: Bozüyük (D)
17 Ekim: Mardinspor
24 Ekim: Alanyaspor
31 Ekim: A.Sebatspor (D)
07 Kasım: Bugsaş
14 Kasım: Sarıyer (D)
21 Kasım: Hacettepe
28 Kasım: Körfezspor (D)
05 Aralık: Adıyamanspor
12 Aralık: Çankırı (D)
19 Aralık: Bandırmaspor

23 Temmuz 2010 Cuma

Şampiyonluk Parolasıyla Başladık

.
Uzun bir aradan sonra blog'umuza yazmaya başladık tekrardan.Sıcaklar fena bastırdı.Bizde soluğu Çeşmede aldık.Haftasonları haftaiçleri ile birleşince balık ve rakı,yanında da üç beş parça kalamar,haydari zart zurt derken sayfiye yerinin rahatlığını büyük şehirin egzos dumanı ve kalabalıklığı alınca futbol geldi aklımıza.
Göztepe ile başlayalım o zaman.
2. Lig kura'ları çekildi bilindiği üzre.Göztepe beyaz grupta yer alacak bu yıl.Diğeri ise kırmızı.Nedir bu beyaz,kırmızı demeye kalmadan şöyle bir göz atınca lokum gibi bir kura,hamur gibi bir grup görüverdim.Tabi kırmızı gruba göre.
Ali Gültiken kendi hazırlasaydı herhalde buna benzer birşey yapardı.Diğer gruba bakınca Türk futbolunun gediklilerini gördüm.Mesela bir Kocaeli,bir Sakarya,bir Adanademir,bir Dardanel.
Bunlar herkoşulda iddialı takımlardır.

Göztepe'nin yer aldığı Beyaz Grup;
İskenderunDÇ,Alanyaspor,Hacettepe,Bugsaş,E.Şekerspor,Bandırmaspor,Adıyamanspor,Y.Malatyaspor,Mardinspor,Turgutluspor,Sarıyer,Körfez Bld.,Gebzespor,Bozüyük,Çorumspor,Çankırı,A.Sebatspor
Kırmızı Grup;
Tarsus İY,Adana Demirspor,Pursaklar,T.Telekom,Balıkesir,Şanlıurfa,Van Belediye,Elazığspor,Dardanel,Fethiye,Eyüpspor,Pendik,Kocaeli,Sakaryaspor,Konya Şeker,Tokatspor,Ofspor,T.Karadeniz.

22 Haziran 2010 Salı

Dünya Kupası 10. ve 11. Gün

.
2 gündür maçları tam olarak izleyemiyorum.Bugün Portekiz-Kuzey Kore maçına denk geldim.Portekiz maçın ilk yarısında çok kontrollü top oynadı.Kendisine yabancı olan bir futbol anlayışına karşı önce rakibi tanıyıp,daha sonra yavaş yavaş oyunu kendi kontrolü altına almak için orta sahasında sık ve yakın paslar yaptı.Zaman zamanda Kuzey Kore'yi üzerine çekti.Tam da o dakikalarda rakibin yüklenmesi ve savunmanın orta sahaya kadar çıkması ile Tiago'nun ara pasıyla Raul Meireles 29. dakikada takımı 1-0 öne geçirdi.İlk yarı bu şekilde bitti.
İkinci yarı sahaya öyle bir Portekiz çıktı ki;Dünya Kupası maçları başladığı günden bu yana bir Almanya,bir Arjantin,birde Portekiz 'den büyük keyif aldım.Almanya Sırbistan maçında keyif vermesede,ilerleyen günlerde kupa'nın söz sahibi takımlarından biri olacaktır.Maçın adamı kimine göre Tiego,kimine göre Ronaldo.İkisede çok çalıştı.Tiego'nun bir gollük asisti,2 de gol'ü var.Ronaldo uzaktan çok güzel şutlar çekti.Driplingleride bir hayli var.Simao ve Almeida'nın 2 şer dakika arayla attığı gollerden sonra maç zaten kopmuştu.Daha sonraki dakikalarda gelen 4 gol Portekiz'in rakiplerine karşı gövde gösterisine dönüştü.

Dün Brezilya-Fildişi sahili maçından biraz bahsetmek istiyorum.
Fildişi iyi bir takım.Fizik gücü ve Drogbası var.Fakat Brezilya ile kıyaslayanları ve bu maçı ortada olarak görenleri pek anlayamadım.Fabiano'nun ara pasla aldığı topu bekletmeden kaleye fişek gibi çakması ve o kalede 10 kaleci olsa dahi kurtaramayacağı gol,yeni yetme altyapı oyuncularına kaleciyle karşı karşıya kalınca topa böyle vurulur dersi niteliğindeydi.

Gelelim İtalya'ya.Paraguay'dan sonra Yeni Zelanda ile de berabere kaldılar.Bu turnuva başlamadan önce İtalya'nın tıngır mıngır finale kalan bir takım olduğunu yazmıştım.Paraguay maçından sonra da aynı şeyleri söyledim ve yine söylüyorum.İtalya ahım şahım bir takım değil,hiç bir zaman taraftarına zevkli futbol izletmez.Turnuva boyunca uyutur,üst tura geçince başlar açılmaya.Bu adamlar turnuvada nasıl top oynanacağını biliyorlar.Eski İtalyan ekolü devam ediyorsa eğer,bu izlediğimiz salata takım üst turlara kadar gider.

İspanya'dan da bahsedelim biraz.İspanya İsviçre maçından sonra şöhretler karmasının aslında farazi birşey olduğunu,aslolanın takım olmak olduğunu söylemiştim.Bugün İspanya turnuvanın en zayıf takımlarından biri olan Honduras'ı 2-0 yendi.Futbol adına çok fazla birşey yoktu.Daha doğrusu Honduras kapalı oynayarak İspanyadan 1 puan almayı hedefledi.Fakat evdeki hesap çarşıya uymadı.İspanyollar İsviçre maçının mağlubiyetini son maçta Şili karşısında telafi etmeye çalışacaklar.Şili de öyle böyle top oynamıyor.Brezilya ve Arjantinle komşu oldukları belli.Latin futbolu'nun son dönemdeki en uyumlu takımlarından bir tanesi.Bugün isviçre'yi 1-0 yendiler ve gruptan çıktılar.Son maçta İspanya'ya karşı daha rahat oynayacaklar.İsviçre ise Honduras ile oynayacak.İsviçre'nin Honduras'ı yeneceğini varsayarsak,İspanyollarda Şili'yi yenmek zorunda.Aksi takdirde İsviçre çıkacak bir üst tur'a.İspanya'nın şöhretler karmasına çok iş düşüyor bu maçta.

Higuain 3 Golle Başta Gidiyor

.
Turnuvada şuana kadar toplam 65 gol atıldı.Gol krallığında bariz üstünlük yok.Higuain Güney Kore maçında attığı 3 gol ile ilk sırada.6 futbolcu'nun 2 golü var.Bunlar;Elano (Brezilya), Diego Forlan (Uruguay), Asamoah Gyan (Gana), Luis Fabiano (Brezilya), Tiago (Portekiz), David Villa (İspanya).
Geriye kalan 50 oyuncununda 1 'er gol'ü var.

20 Haziran 2010 Pazar

Dünya Kupası 9. Gün

.
Maç başladı,tribünler horul horul uyudu,tv başında izleyenler dışarı çıkıp bir tur attı,sahada top oynayan futbolcular kramponlarını cilaladı falan filan.Çok zevksiz bir maçtı.Japonlara bu taktiği kim verdiyse artık sürekli uzaktan çelimsiz şutlarla Hollanda kalesini dövmeye çalıştılar.Topu sürükleyebileceği,yürü ulan artık önün bomboş denilebilecek pozisyonlarda bile anasını satayım vur gitsin,belki gol olur diyerek afedersiniz eşek gibi teptiler topu.İkinci yarı Hollanda da Sneijder oyuna girdi.Az buçuk maçın kalitesini arttırdı.Robben bu maçta yoktu zira ikinci tur maçlarına kadar dinlendirilmesi planlanmış.Hollanda'nın tek golü'de Van Persie 'nin al da at pasında Sneijder 'in topa gelişine asılmasıyla geldi.Japonlar maç boyunca uzaktan şutları saymazsak 2 kez Hollanda kalesine geldi.Biri ikinci yarının başlarında Okubo ile,diğeri uzatma dakikalarında Oazaki ile.Hollanda bu sonuçla üst tur'a çıktı.Daha zevkli maçlar bekliyoruz kendilerinden.
Gana bugün Avustralya ile berabere kalarak grup lideri oldu.Bir sonraki maçları Almanya ile.Bu maç berabere biterse Gana gruptan çıkıyor.Yenilirlerse Avustralya-Sırbistan maçının sonucuna göre grup şekillenecek.Yani bugün grup lideri olan takım,bir sonraki maçta gruptan çıkamayabilir.Almanlarda bu maçta kesinlikle galibiyet isteyeceklerdir.Maça gelecek olursak sanki bu Dünya Kupasında klasikleşmiş gibi her maç aynı terane dönüyor.Takım 10 kişi kaldıktan birkaç dakika sonra gol yiyip,iyice zıvanadan çıkıyor.Avustralya'da da takım maçı tıngır mıngır 1-0 götürürken Harry Kewell ağlara doğru giden top'u sanki yeni yetme,acemi bir futbolcuymuşçasına eliyle kepçeleyince direk kırmızı kartla oyundan atıldı.Akabinde takım penaltıdan gol'ü yedi.Maçın geri kalan kısmında gol olmadı fakat Avustralya Dünya Kupasına havlu attı.
Kamerun-Danimarka maçını izleyemedim.Yalnız maç için bir iki kelam edeyim.Daha önce yazmıştım,bu turnuva'nın kilit takımı Danimarka olacak diye.Daha sonra fikrimi değiştirdim Japonya,Fildişi Sahili ve Şili dedim.Fakat Danimarka öyle kolay harcanabilecek bir ekol değil.Bugün Kamerun'u yenip evine gönderdiler.Bir sonraki maç Danimarka-Japonya.Çok sağlam maç olur.İki takımında Hollanda ile yaptığı maçlara bakarsak berabere biter gibi geliyor.
Yarının maç programı daha güzel.

19 Haziran 2010 Cumartesi

Dünya Kupası 8. Gün

.
Dünya Kupasında dün de bomba sonuçlar gelmeye devam etti.İlk olarak İspanya'nın İsviçre'ye mağlup olmasıyla şöhretler karması ile takım olmak arasında farkı uzun uzadıya yazmıştım geçen gün.Bu İngiltere milli takımı için de geçerli.İngilizler tek tek ele alınınca hepsi birer yetenek abidesi fakat bu adamlar biraraya gelince saçma sapan bir kokteyl çıkıyor ortaya.İlk maç ABD ile berabelik,ikinci maç turnuva'nın en kötü takımı Cezayir ile beraberlik.Peki sen kimi yeneceksin? Hangi maçta takım olmayı becerebileceksin?
Gerard,Lampard ve Rooney gibi hücum hattına sahip olan bir takımın topu ileriye taşıyamamasını,Terry ve A. Cole gibi bir defansın Cezayir gibi forveti boş bırakan bir takımdan nasıl gol yediğini hala çözebilmiş değilim.Tabi saydığım 5 kişi günah keçisi değil.Heskey,Defoe ve Crouch la birlikte kağıt üzerinde 3,saha içinde 6 adamın ileriye çıktığı ve Cezayir defansının markajına takıldığı bir takım.Aralarından benim diyen oyuncuları saydım zira teknik direktörden takıma kadar tamamen fiyasko bir İngiltere.Son maçları Slovenya ile oynayacaklar.Herhalde ilk galibiyetlerini alıp gruptan çıkacaklardır.
Almanya-Sırbistan maçı da günü ikinci bombası.Öyle ki maç başladığında paldır küldür Sirbistan kalesini bombalayan,sağ ve sol kanatlardan bindirme yapıp rakip müdafa'yı halaç pamuğu gibi atan Almanlar 37. dakikada Klose'nin gereksiz bir şekilde atılmasıyla birlikte,1 dakika sonra yani 38. dakikada gol'ü yediler.Gol'ü bulan Sırbistan aynen İsviçre'nin İspanya'ya karşı oynadığı oyunu oynayıp 10 kişi kalan ve Klose'den boşalan açığı bir türlü dolduramayan Alman forvetini kilitlediler.İsviçre'nin Torres ve Villa'ya ikili markaj uygulayıp,bu oyuncuları oyundan düşürdüğü gibi Sırbistanda Podolsky ve Mesut'u oyundan düşürdü.60. dakika'da Podolsky'nin kaçırdığı penaltı Almanları son 30 dakikada iyice isteksiz bir hale soktu.Sırbistanın 2 topu direkten döndü.

18 Haziran 2010 Cuma

Dünya Kupası 7. Gün

.
Dünkü maçlar arasında en ilginçlerden biri Nijerya-Yunanistan maçıydı.Nijerya maça öyle bir başladı ki,bizim komşular Güney Kore maçındaki rezillikten sonra bu sefer hacamat olup Yunanistana dönerler,zaten ekonomik problemler yüzünden sokakları savaş alanına çeviren Yunanlılarda sinirlerini bunlardan çıkartıp,bir temiz sopa çeker dedim.16. dakikada Uche'nin golünden sonra Nijerya sazı aldı eline.Ta ki 33. dakikada Kaita'nın atılmasına kadar.Kırmızı kartla 10 kişi kalan Nijerya daha sert oynamaya,futbolu bırakıp yan hakemle,orta hakemle uğraşmaya başladı.Bu da takımın motivasyonunu tamamen bozdu.İkinci yarı başlar başlamaz Yunanistan bir gol buldu.Bu gol'den sonra maçı izleyenler Yunanistanın kesinlikle maçı vermeyeceğini anlamıştır herhalde.Nijerya gol'ü yedikten sonra birkaç kez Yunanistan rakip sahasına girmeye kalkıştı fakat Yunanistan defansı çok sağlam markaj uyguladı.77. dakikada Torosidis Nijerya kalecisinin hatalı bir şekilde topu sektirmesiyle,önünde bulunca skor'u 1-2 'ye taşıdı.B grubunda işler iyice karıştı.Arjantinle birlikte 2. sırada gelecek takım belli değil.Bundan sonraki maç Yunanistan-Arjantin.Yunanlıların mutlaka Arjantinden 1 puan alması şart.Gelelim tangocuların maçına.Daha önce favori takımlar,kilit takımlar ve fındık fıstıklar olmak üzere 3 'e ayırmıştım Dünya Kupasını.Arjantin bu favorilerin içinde sağlam ilerleyenlerden.Dün turnuva'nın kilit takımlarından biri olan Güney Kore'yi eze eze 4-1 yendiler.Ikına sıkına maç almıyor Arjantin.Her maçında taraftarını arkasına yaslandırararak izletiyor.Dün sahanın en isteksiz futbolcusu Manchester'lı Park'tı.Belki bir,belki 2 tutarlı pas yaptı.Gerisi tamamen gazoz.Birde bonusu var,kendi kalesine güzel bir gol attı.Messi bu maç döktürdü diyebilirim.Higuain'de ilk maçlardaki çekingen futbolu bırakıp La Liga performasına geri dönmüş.Hani futbolda bazı tabirler vardır.İki futbolcu takımı alır sürükler,onlar için şirket kurarız,Anonim şirket.İşte o tabiri kullanıcam.Messi-Higuain a.ş.
Veron-Maxi Rodriquez değişmesi daha önce de yapabilirdi.Maradona'nın damadı Agüero'yu izledik son dakikalarda.Top ayağına değdimi görmedim.İkinci yarı ara ara uyutsada,4-1 gibi doyurucu bir skorla güzel,zevkli bir maçtı.

Fransa-Meksika maçı için söylenecek pek birşey yok aslında.Meksika bu tarz bir oyun sistemiyle idare edilen Fransız milli takımına karşı maç başlamadan önce kazandı zaten.Domenech görevi Blanc'a devredecekmiş.Son maçta Güney Afrika'yı yenip evlerine dönmek niyetindeler.Meksika sağlam bir takım.İleriye çok çabuk çıkıp,çok çabuk dönüyorlar.Bundan sonraki maçları Uruguay ile.Bu maç berabere biterse her iki takımda bir üst tur'a kalacaklar.