4 Ekim 2009 Pazar

KARNAVAL TADINDA OLİMPİYAT

.
Tarihte ilk kez bir devlet başkanı yanında first lady'si ile birlikte aday şehir tanıtımlarına geliyor.Bahsettiğimiz kişi ABD başkanı Obama ve eşi Michelle.
Tanıtım sırasında her türlü dümenin döndüğü,Chicago'nun olayı bitirdiği tartışılıyor.Fakat ilk tur bitmeden Chicago eleniyor.Meydan Madrid ve Rio'ya kalıyor.Plase'de Tokyo buarada.
Plase Tokyo pek fazla direnemiyor tabi,ikinci turda evine geri dönüyor.
Finale İspanyollar ve Brezilyalılar kalıyor.Delegelerin büyük bir çoğunluğu organizasyon için ''ilk kez bir güney Amerika'' ülkesini tercih ediyor.Devlet başkanı Lula şaşkın.Hatta ilk kullandığı cümlede şu;
''Bizim bu ülkeyi yönetemeyeceğimizi düşünen insanlar gördüler ki Olimpiyatlara ev sahipliği yapacağız''

E bizede olimpiyatları izlemek düşüyor.

3 Ekim 2009 Cumartesi

YILMAZ ÖZDİL AÇILIMI

.
Bursa’nın ufak tefek taşları...

Uğur Dündar canlı yayında Diyarbakırspor forması giydi. Ertuğrul Özkök de, bugünkü maçı Diyarbakırspor forması giyerek izleyeceğini açıkladı.

Ve, sorayım...Londra Belediyespor diye bi şey duydunuz mu siz hiç? Washington Belediyespor? Niye var İstanbul Belediyespor? Ankaraspor rezaletinin altında AKP’deki iç hesaplaşmanın yattığı iddia edilmiyor mu? Niye Adanaspor’a çektirildi Uzan’a olan nefretin cezası? Niye Göztepe’ye kesildi, Dinç Bilgin’in faturası? Edirne milletvekili olan Maliye Bakanı, Eskişehir milletvekili adayı olunca, “Ronaldinho’yu getireceğim” demedi mi? Cebinden mi verecekti parayı? Ekonomiden Sorumlu Bakan, Sivasspor’a borsadan para indirmedi mi? Büyükşehirler sürünürken, semt takımı Kasımpaşa’ya Wembley gibi stat yapılmadı mı? Nerde şimdi, bir dönemin güçlü adamı Mehmet Ağar’ın Elazığspor’u? Birinci lige çıkamayan Ankaragücü’nü, darbeci Kenan Evren çıkarmadı mı? Parti liderleri, amigo gibi atkı takmıyor mu, mitinglerde?

Bursa stadının ismi Atatürk, Diyarbakır stadının ismi Atatürk’ken... Rize’nin Atatürk olan stadının ismi, Başbakan istemediği halde, Tayyip Erdoğan Stadı diye değiştirilmek istenmedi mi?

Devlet dediğimiz mekanizma, Diyarbakır’ı süperlige çıkarıp, illa orada tutmaya çalışmıyor mu? Diyarbakırlı gençlerin futbola ihtiyacı var da, Van’daki Urfa’dakiler kelaynak kuşu mu? Devlet burnunu sokarsa, örgüt sokmaz mı? Taraf olursan, öbür taraf olmaz mı?

Evet, Bursaspor forması giyeceğim bugün... Üç tane terörist oralı diye, Diyarbakır komple PKK’lı olamayacağı gibi, üç tane serseri bağırdı diye de, ırkçılıkla suçlanamaz yurtsever Bursa.

Sonra da milli forma giyeceğim.Merak ediyorum çünkü.Sporu siyasete alet ettin... Ermenistan maçını nasıl oynayacaksın Bursa’da?

1 Ekim 2009 Perşembe

JOKER

.

30 Eylül 2009 Çarşamba

3G 'Lİ OLMADAN ÖNCE...

.
Eskiden bir adabı,bir raconu vardı zamparalık yapmanın.Hanımlar bilirdi,bilmemezlikten gelirdi,elinin kiri derlerdi geçer giderdi.Tilki yine kürkçü dükkanının yerini bulurdu.
Tabi bu işin şakası.Belkide 50'li yıllarda kadınların ne bir sosyal güvencesi nede aylık kazancının olmadığı kocasının eline baktığı dönemlerde kaldı o meşhur hovardalıklar,gazino kapatmalar.
Şimdiki bayanlar kendi annelerinin,büyükannelerinin zamanında verdiği tavizlerden şikayet ettiği için en az bir erkek kadar sosyal güvencesini eline almış durumda.Yani eski hovardalıklar şu devirde zor gözüküyor.Herşeyi bir kenara bıraktım şu 3G bile adamın iflahını kesmeye yeter.Direk görüntü ortada.
Lafı gevelemeden açıkça söyleyeyim.3G ilk çıktığı zaman aklıma bu geldi.Şirkette harala hurala çalışıp öğle arasında bayan arkadaşla masumane bir yemek sırasında aranan bir telefon bile adamın yuvasını yıkmaya yeter.Teknoloji böyle birşey işte.İlk çıktığında ''vay be'' dediğimiz şeyler sonradan ''yuh be'' dedirtebiliyor.

29 Eylül 2009 Salı

SESLER YÜKSELİYOR

.
Açıkça söylemek gerekirse Sarıyer maçıyla ilgili içimden ne bir analiz yapmak geliyor nede kritik,falan fişmekan..
Yalnız demeden geçemeyeceğim Göztepe Majdan'dan sonra bir cengaver yiğit kazandı ki sormayın.Adı Sinan.Eskişehirden geldi.1987 doğumlu genç bir kardeşimiz.Maçtan sonra taraftarların çağrılarına kulak verip tribünlere koşarken gözlerindeki o parıltı görülmeye değerdi.

Gelelim Sarıyer maçı esnasında ilgimi çeken bir diğer gelişmeye.Malumunuz Akif Hocanın takım 10 kişi kaldıktan sonra oyunu beraberliğe yıkma düşüncesiyle Şadi-Bulut değişikliğine gitmesini tribünden Nizam Diyadin'in bile eleştirdiği sıralarda Göztepe eşrafının bir kısmının Ümit Kayıhan sohbetlerine koyulduğunu farkettim.

Hatta Sarıyer maçından haftalar önce sevdiğim birkaç arkadaşım bu konu üzerine Facebook'ta ''Eski günler gelsin yeniden'' sloganıyla bir birleşme bile oluşturmuş.

> http://www.facebook.com/group.php?gid=169900874127

Sohbet konusu bile insana heyecan veriyor.Hocamızı yeniden 90'lı yılların sonundaki kırmızı poları ile teknik kulübede görmek bana mutluluk verir.
Bu vesile ile hocamıza naçizane blog'um dan sevgi ve selamlarımı gönderir,sarı kırmızı günlerde hep beraber olmayı dilerim.

BİR HAYKIRIŞ ÖYKÜSÜ '' İSYAN ''

.
Dünden,Bugüne GÖZTEPE'miz Ve Takımımız ile Özdeşleşen İsyan Kavramını Ele Alan ve Kemal TELCİ Tarafından Yaklaşık Bir Ay Önce Yapımı Tamamlanan "İSYAN" Belgeselinin Gösterim Tarihi Ve Yeri Kesinleşti.

8 Ekim 2009;Perşembe Günü Saat 21.00'da Narlıdere Atatürk Kültür Merkezinde(Narlıdere Yeni Belediye Binası Yanı-Şehitlik Karşısı) Gösterimi Yapılacak Belgeselin Biletleri Yalı Taraftar Derneği Aracılığı İle Satılmaktadır,Biletlerin Son ve Çok Kısıtlı Bir Bölümünün Satışı İse Gösterim Günü Salon Önünde Yapılcaktır,Belgesel Gösterim Dışında Hiçbir Yerde Yayınlanmayacaktır.

Belgeselde GÖZTEPE'miz İçin Kurulan RESMİ Derneklerinin Başkan Ve Temsilcilerinin Yanı sıra,İzmir Medyasından Saygın Kalemleri,Tv Program Yapımcıları,Göztepe'mizin Efsane Futbolcuları,Emniyet Amirleri ile Yapılan Röportajlar Başta Olmak Üzere Yaklaşık 50 Kadar Söylem Ve Çok Sayıda Maç,Tribün,Etkinlik ve Arşiv Görüntüleri Bulunmaktadır.

1 saat 50 Dakika Uzunluğundaki Belgesel Tamamı İle HD Görüntü Kalitesindedir.84 Yıllık GÖZTEPE Caiması Ve İzmir Sınırları İçerisinde Bululan Diğer Takımlar Arasında Bir İlk Olacak Olan Belgeselin Gösteriminde Hep Beraber Olabilmek Dileği İle.

> http://www.facebook.com/video/video.php ... 3059911260

20 Eylül 2009 Pazar

İYİ BAYRAMLAR

.
Şeker tadında nice bayramlara

17 Eylül 2009 Perşembe

VE ASKERLİK BİTTİ..

.
Gitsem mi gitmesem mi diye yıllardır rafa kaldırdığım askerlik serüveni 157 gün sonra son buldu.Sırt çantamı aldığım gibi vın turizm Trabzon airlines,akabinde 1 saatlik rötar ile gece yarısı İzmir'e iniş..Manyak bir duygu gerçekten.Sanki izne çıkmışım da tekrar dönücem oraya.

Ama şunu söyleyebilirim ki herkesin görmesi gereken bir yer.Askere gitmeyen biri kamulaj giymeyi,üzerine 4,5 kiloluk bir G3'ün zimmetli olmasını,sabah tam saatinde kalkıp tam saatinde yatmayı,nöbet tutmayı,yemek duası ile yemeğe oturmayı,yaz sıcağında deri bot giymeyi..vs telafuz etmeyi bırak,aklından bile geçirmez.Çünkü aklına gelmez.
işte böyle bir şey askerlik.

Güzellikleri de var.Mesela yakın arkadaşlar ediniyorsun.30 küsür kişilik koğuşlarda sağında ve solunda yatan adamla ranza'nın arası 30 santimi geçmiyor.5 ay boyunca uykudan uyandığında aynı adamları görüyorsun.İster istemez kardeş gibi oluyorsun.
Bunların dışında;disiplin dediğimiz ama benim yakınından bile geçmediğim bir olgu daha mevcut.Bunu da adama seve seve öğretiyorlar.Sivil yaşantında uygulayabilirsen ne ala.

8 Ağustos 2009 Cumartesi

SON 38 GÜN

.
Nisan ayında başlayan askerlik serüveni ağustos'un neredeyse ortasına geldiğimiz şu günlerde iyice can sıkmaya başladı.
''kısa dönem yapıyorsunuz ulan''..diyenler halt etmişler.Ne kısası kardeşim.15 ay yapanlara bakınca sadece biraz psikoloji düzeltici bir süre.Görevim gereği diğer tertiplerime oranla biraz daha fazla çarşı yüzü gördüm.O da olmasaydı hiç çekilmez bir hal alırdı eminim.O yüzden buna da şükür diyorum.Öyle böyle 38 gün daha yeşil kamuflaşların içindeyiz.
Geçenlerde çavuş rütbesi takıldı.Henüz bir faydasını göremedik malesef.Nöbetler aynen devam.Geceleri 2 saat.
1-3,3-5 nöbetleri dışında rahatız.Pek bir zorluk çekmiyoruz açıkçası.
Eylül ayı'nın 16 sı hayırlısıyla bitiş tarihimiz olarak gözüküyor.


Blog yaklaşık 4 aydan fazladır toz tuttu,el sürülmüyor.Özlemişim birşeyler karalamayı.Vay beaa..

3 Nisan 2009 Cuma

TERİM FIRÇASI

.
FIRÇA1-Tuncay Şanlı
“Sana inandım kaptanlığı verdim. İlk maç resital yapıyorsun 2. maç hiç yoksun. Ayağa pas dedik kendi başına gidiyorsun. İspanya ile oynuyoruz... Mahalle takımıyla oynuyoruz mu zannettin?”

Fırça2-Volkan Demirel
“Güzel oynadığın bir maçı da güzel bitir be kardeşim. Çek maçında da yakacaktın bizi Allah’tan zaman kalmadı. Bıktım senin yan toplardaki zaafından. Adam gibi oynayacaksan gel Milli Takım’a. Bıktım artık bu hatalarından.”

Fırça3-Nihat Kahveci
“Sen kendini İspanya Kralı mı sanıyorsun? Ona jest, buna jest işin gücün İspanya basınına konuşmak. Biz can derdindeyiz, sen piyasa... Seni Bernabeu’da kaptan yaptım, iki maçta 3-4 tane pozisyon buldun, bir topun kaleyi bile bulmadı.”

Fırça4-Toplu halde
“Tam bir fiyasko yaşattınız bu gece. İnşallah bu gece yastığa kafanızı koyduğunuzda rahat olursunuz. Beni resmen bitirdiniz. Ben çıkıp basına sorumlu benim diyorum ama bu takımı bu hale siz getirdiniz. Artık rahatlamışsınızdır. Bana sözler verdiniz, ben de sizlere inandım. Sahada neler yaptığınızı 80 milyon gördü. 2-3 farkla bitireceğiniz maçı, tecrübesiz çaylaklar gibi kaybettiniz, hem de son dakikada yediğiniz golle. Yazıklar olsun. Sizi vicdanınızla başbaşa bırakıyorum.”