31 Mart 2010 Çarşamba

Göztepe:2 Güngören Belediyespor:0

.
Maça biraz erken geldim,biletimi aldım,arkadaşlarla sohbet falan derken içeri girdik.Tribünlerde bir sessizlik hakim.Alışkın olmadığımız bir Göztepe tribünü.Tabi suskunluk ara ara tezhüratlarla kesilsede ayağa kalkıp alkışlamamaya dikkat edildi.Kale arkasında tepkimiz sisteme,skora değil pankartı asılıydı.Maç başladıktan sonra oturarak tezahürat temposu biraz daha arttı.
İlk yarıda vasat bir Göztepe vardı.Karşısında da vasatın altında bir Güngören.İlk yarı pek fazla gol pozisyonuna girilmeden zevksizce geçti.İkinci yarıya Göztepe bambaşka bir futbolla başladı.Güngören ilk yarıdaki vasatın altının da altındaydı.Herhalde sezonun en kötü futbolunu oynamışlardır.Zaten ikinci yarının başında ve sonlarına doğru golleri bulduk.Bir topumuz direkten döndü.Güngören'in vasatın da altında olan futboluyla coşan birkaç Göztepeli futbolcu kendini Maradona sanıp topuk pasları,havada istop ettirmeler,Hagi sitili ayak içiyle geri pas'larla biraz ego tatmini,birazda taraftarın gözünü boyamaya kalkınca iş çığırından çıktı tabi.Top kayıpları artmaya başlayınca bizimkiler Maradona kimliğinden çıkıp kendi kimliklerine büründüler.
Birde Ali Gültikenden bahsetmek istiyorum.Daha önceki Ali Gültiken'le ilgili yazımda kravatını çok beğendiğimi,bunu Göztepeye saygı sebebiyle taktığını ve aidiyet duygusu anlamına geldiğini söylemiştim.Bugünde aynı sempatik tavırlarla kendisi maçtan önce tribünlere koştu ve tek başına Göz-Göz çekti.Bravo Ali Gültiken'e.Hoşgeldin tekrardan.

Lyon:3 Bordeaux:1

. Bu akşamki skor ve oyundan sonra Lyon bu tur'u geçer.Zaten gerek tecrübe gerek fizik gücü gerekse istek olarak Lyon kat be kat daha üstündü memleketlisi Bordeaux'dan.Birde bahsedilmesi gereken bir isim var,o da Lyon'un kalecisi Lloris.Mükemmel kurtarışlar yaptı ikinci yarıda.Takımı ipten aldı,çataldan da topu aldı.Net gol'lük pozisyonlarda cengaver gibi savundu kaleyi.Kaleci dışında maçın adamı kim diye soranlara açık adres Linsdro Lopez derim.Maçın 10. dakikasında Bodmer'in ortasını gol yaptı,77. dakikada da penaltıyla birlikte 3 golün 2 sini o attı.Tanju sitili,fırsatçılığını konuşturan,rakip müdafa'yı meşgul eden bir futbolcu karakteri.Bodmer'de çok çalıştı bu akşam.Onun haricinde Bastos iyi bir solak.Asıl görevi topu dağıtmak olsada bugün Bordeaux kalesini iyi yokladı.Bir gol'ü var.Çok fazlada asist'i.Lyon bu tur'u rahat geçecektir.

30 Mart 2010 Salı

Hoşgeldin Ali Gültiken

.
Göztepede birşeylerin kötü gittiği illaki taraftarın tepkisiyle mi ayyuka çıkacak.Bir alt post'ta Göztepe taraftar bildirisi başlığı altında birşeyler yazıyor.Dikkatle okumakta yarar var.Özellikle vurgulanan kısım Göztepede skor'dan çok mevcut sistemin yanlışlığı.Yönetim şimdilik bu işe el koymuş gibi gözüküyor.Mesela tesis sorunu ile ilgili net bir açıklama geldi.3 yıl içinde süper lig'e çıkılacak ve çıkıldığı sezon Göztepe'nin tesisleşme hamlesi başlayacak.Sloganvari laflar yerine bu tarz net açıklamaları her zaman tercih ediyoruz.
Göztepe'de sistem çarpık dedik,değişmesi lazım dedik.Bunun için bir adım atıldı.Ali Gültiken Göztepede futbol direktörlüğü görevine getirildi.Yani teknik heyet ve futbolcularla,yönetim arasında iletişimi sağlayacak.Futbolcuların abisi olacak,gerektiğinde de teknik kadroyu denetleyecek.Bence çok başarılı bir girişim oldu Ali'yi Göztepe'ye kazandırmak.Kendiside çok istekli.Baksanıza hemen sarı kırmızı kravatı takarak aidiyet duygusunu benimsemiş.İnşallah Göztepemizde başarılı olur.
Tekrardan Hoşgeldin Ali Gültiken.

28 Mart 2010 Pazar

Göztepe Taraftar Bildirisi

.
Göztepemizde işlerin yolunda gitmediği bir gerçektir.Bu noktada Göztepe taraftar dernekleri olarak her zamanki gibi üstümüze düşeni yapacagımızdan hiç kimsenin şüphesi olmasın.Göztepemizde sorunun yanlış hoca ve oyuncu seçimlerinden çok kulubun yönetiliş şeklinde ve sisteminde oldugunu düşünmekteyiz...Şu an yönetimin İzmir kanadı olarak nitelendirdiğimiz personeli arasında futboldan anlayan birinin olmadıgını düşünüyoruz.Hal böyleyken Altınbaşın yapmak için tercih etmesi gereken iki yol vardı.Ya işine karıştırmayan otoriter,ülke çapında isim yapmış,sadece ismi ile bile kulube oyuncu kazandırabilen bir teknik direktörü getirip tam yetki vermek;ya da kulubun yönetim şemasında yerinin hazır oldugunu bildiğimiz ama bir türlü bir ismin o mevkiiye getirilemediği ve takımın en buyuk eksiği olan sportif direktörlüğe kaliteli birini getirmek.Oysa yönetim üçüncü ligde bile binbir güçlükle başarılı olmuş mevcut sistemin ikinci ligde de başarılı olabileceğini düşünmüş,mucizevi şekilde yükselme grubuna kalınmasından bile ders almayarak sistemi değiştirmemekte inat etmiştir.Bu anlamsız inat asıl işi kulubun idari kısmı olan,kurumsallaşmanın kulupte başlaması ve gelişmesinde önemli yollar kateden ancak sportif faaliyetlerde ve özellikle futbolda çok fazla deneyimi ve bilgisi olmayan insanlarla taraftarı karşı karşıya getirmektedir.Kulubun acilen kötü sonuçları göğüsleyecek,yumrugunu masaya vurup sorumlulara gerekli yaptırımları uygulayabilecek futbolun içinden gelmiş bir isme ihtiyacı vardır.Bu noktada başta yönetimimiz olmak üzere tüm kamuoyu bilsin ki Göztepe taraftarının gösterdiği yada göstereceği tüm tepkiler kötü sonuc ve ruhsuz mücadeleden ziyade mevcut çağ dışı sistemedir.Bu sistem değişmediği sürece alınacak galibiyetlerin günü kurtarmaktan baska bir şeye yaramayacagının bilincindeyiz.Göztepe taraftarları olarak sistem değişene kadar tepkimiz devam edecektir.

Sayın İmam Altınbaş'tan açıklama bekliyoruz.

Chelsea:7 Aston Villa:1

.
Maçın ilk yarısında sıradan ama göze hoş gelen klasik bir İngiliz futbolu vardı.Lampard'ın erken gelen golüne Carew'de erken karşılık verdi.İlk yarının sonlarına doğru Zhirkov ceza sahası içinde top yerine ayak bileğine sağlam bir darbe yiyince Lampard penaltıdan skoru 2-1 yaptı.
İkinci yarıyı nasıl anlatsam,nasıl bir tanımlama yapsam bilemiyorum.Tamamen Aston Villa yarı alanında geçti diyebilirim mesela.Yada Chelsea şov da diyebilirim.Hangisini kabul ederseniz.
Malouda iki,Kalou bir ve Lampard'ın iki golüyle toplam 5 gol izledik.Golü olmamasına rağmen gizli güç Zhirkov'u unutmamak gerek.Adam 2 penaltı yaptırdı,bir gol'ün ortasını kesti,birde Lampard'a öyle bir pas attı ki,akabinde Lampard'ın topu bekletmeden ayağından çıkartmasıyla bir anda Malouda'nın ayağına gelmesi domino oyunu gibi birşey oldu.Zhirkov taşı itekledi,en son taş düştü.
Mükemmel bir maçtı kısacası.Daha mükemmeli de haftaya Old Trafford'da.
Manu-Chelsea.

27 Mart 2010 Cumartesi

İBB:2 Bursaspor:1

. Öncelikle Bursaspor taraftarına bir tebrik göndermek düşer bana.30.000 taraftarla İstanbul çıkarması yapıp,Olimpiyat stadı'nın bir tribününü tamamen doldurdular.Şampiyonluk yarışında son 8 maça girerken,birde en yakın rakibin Galatasarayla 5,Fenerbahçeyle 6 puan fark varken ve üstüne üstlük bu iki takım yarın akşam karşılaşacakken bu kadar insanın bir umut İstanbula deplasman yapması pekte anormal değil.
Maça gelecek olursak İstanbul Belediyespor'un oyun tarzından başlamak istiyorum.Adamlar o kadar sakin oynadılar ki bir ara şunu düşündüm;yahu bu adamlara maçtan önce teşvik primi almışlarmıdır diye düşünenler varsa yanıldığını anlamıştır.Kendi aralarındaki paslaşmalardan tutunda,kalecinin topu oyuna sokması bile sakin ve yumuşak.Bursasporda tam aksine panik halinde.Zaten bugünkü mağlubiyetin sebelerinden biriydi o panik.
Bursaspor ilk yarıda da,ikinci yarıda da üstündü.Topla oynama istatistiklerine bakmadım ama eminim Bursa açık ara öndedir.İstanbul Belediyespor ilk yarıda sakin sakin geldiği Bursa kalesine iki tane gol attı.İkinci yarı Bursaspor iyice panik havasında maça çıktı.Benim takip ettiğim kadarıyla nerdeyse 30 dakika boyunca top Belediyespor'un yarı alanından çıkmadı.Birtek kalecinin degajı hariç.Zaten maçın sonlarına doğru kaleci degajı bırakıp,el'le göndermeye başladı topu.Bursaspor kanatlardan ileriye top taşıyamadı.Volkan Şen sahanın en iyisiydi bana göre.Sercan çok yetenekli bir adam.Ceza sahası içinde çalıma giriyor ve çıkıyor.Bacak arası,sağından atıp solundan geçmeler falan tamamen bireysel yeteneklerle oynayan bir topçu.Fakat dediğim gibi onlarda bu paniğin içine girdiler ve tüm takım gibi eller ayaklar birbirine dolaşarak oynadılar.
Bursaspor'un bu mağlubiyetten sonra yarın ki Galatasaray-Fenerbahçe derbisinin beraberlikle bitmesini bekleyecek.Daha sonra Ali Sami Yen deplasmanında Galatasaray'a yenilmeyecek.Yani kendi göbeğini kendi kesecek.Birde taş gibi bir Gençlerbirliği deplasmanları var.Tabi içerdeki Antep maçını da unutmamak lazım.Bu maça kadar ipler Bursaspor'un elindeyken Galatasaray'ın eline geçti.Yarın ki derbiyi kazanıp,Bursa maçını da almaları halinde şampiyonluğa Galatasaray gider.Fenerbahçe ise deplasmanda ezeli rakibini yenip Bursa ve Galatasaray'ın berabere kalmasını bekleyecek.

26 Mart 2010 Cuma

Haftasonu Ekranı

.
27 Mart Cumartesi
14:30 Ç.Rizespor-Kartalspor / D Spor
14:30 Hearts-Rangers / Futbol Smart
16:30 Bayern Münih-Stuttgart /
17:00 Chelsea-Aston Villa / Spormax
19:00 Roma-İnter / NTV Spor
19:00 Beşiktaş-Eskişehirspor / Lig TV
19:30 Leverkusen-Schalke 04 / TRT 3
19:30 Bolton-Man United / Spormax
21:00 Palmeiras-Mirassol / Spormax
21:00 Mallorca-Barcelona /
21:45 Twente-S.Rotterdam / Futbol Smart
22:00 Marseille-Bordeaux / (Fransa Lig Kupası - Final)
22:15 Benfica-Braga / Euro Futbol
28 Mart Pazar
13:00 Burnley-Blackburn / Spormax
14:30 Samsunspor-Altay / D Spor
15:00 Juventus-Atalanta /
15:30 Ajax-Groningen / Futbol Smart
16:30 Hoffenheim-Freiburg / TRT 3
17:00 Liverpool-Sunderland / Spormax
18:00 PSG-Boulogne / Kanal A
18:30 M'Gladbach-Hamburg / TRT 3
19:00 Galatasaray-Fenerbahçe / Lig TV
21:00 Corinthians-Sao Paulo / Spormax
21:45 Milan-Lazio /
22:00 Real Madrid-Atletico Madrid /
22:00 Lille-Montpellier / Kanal A
29 Mart Pazartesi
20:00 Kayserispor-Trabzonspor / Lig TV
20:00 Karşıyaka-Karabükspor / D Spor
21:00 Manchester City-Wigan / Spormax
21:45 Newcastle-N.Forest / Futbol Smart

Taraftara Hareket

.
Corinthians Barueri 'ya 1-0 yenildikten sonra maç çıkışı bir grup taraftar Ronaldo'ya tepki göstermeye gitmiş.Ronaldo'da stad dışında bekleyen özel aracına binerken taraftarlara orta parmağını gösteriyor.Haberi La Gazetta Dello Sport'ta gördüm.Fotoğrafta oradan.Biraz ufak ve flu ama idare edin.

24 Mart 2010 Çarşamba

Bahisçinin Protestosu

.
İrlandalı bahis şirketi sahibi bir amcam -ismide Keith McDonnell - Fransa İrlanda maçı skandalını hala içine sindirememiş.Dünya kupası bahis organizasyonu için Henry'i yok sayma emrini gönderiyor şirketine.Yani Fransa Kupa süresince 10 kişi kabul edilecek.Henry'nin attığı goller sayılmayak.Mesela Fransa Almanya'yı 2-0 yendiyse ve gollerden birini Henry attıysa maç 1-0 olarak kabul edilecek.Eğer 2 golü de Henry attıysa maç 0-0 olarak kayıtlara geçecek ve kupona 1 yazanlar tutturamayacak.
Okuduğumda ilk tepkim sadece gülümsemek oldu.Zira bu bahis şirketi üzerinden Fransanın maçlarına kimse oynamaz.Ne olduğu belli değil.Fransa'nın banko kazanacağı bir maçta,3 golün 3 ünü de Henry atarsa maç 0-0 olarak kabul edilecek.
Peki benim anlamadığım birşey var.Henry'ye gösterilen tepkinin 100 katını hakeme göstermek gerekirken nedir bu kadar Henry düşmanlığı.Sanki adam el'le golü attı,hakem saymadı,Henry zorla boğazını sıkıp gol'ü saydırdı.Nedir bu saçmalık böyle.Akıl fikir diyorum..

22 Mart 2010 Pazartesi

İki Fotoğraf Arasındaki Fark

.
Fotoğrafın boyutları farklı,ikisinde de top yüzüyor,ayak basılan yerden su fışkırıyor,futbolcular zor durumda.
Ama bunların dışında daha tirajikomik bir fark var.Farkı hemen söyleyeyim.İlk fotoğraf karesindeki Boca-River maçı bu akşam hakem kararı ile 10. dakikada tatil edildi.Hemen onun altındaki karede Göztepe-İskenderun maçı sonuna kadar oynatıldı.
Fakat nedense binlerce kilometre mesafedeki Boca-River derbisi haber kanallarının baş köşesinde yer bulurken,yanı başlarındaki İzmirde oynatılan maç için gereken tepki verilmedi.Yada onlara göre haber değeri taşımadı.Değerli medyamızın ilgisine,varsa eğer bilgisine..